Hikayemiz

#


2011, 24 Nisan papatyalarla çevrelenmiş bu tarlaya aşık olduk ve aldık. Alaçatı’lı komşumuz ekip biçmeyi teklif etti, kabul ettik. 2011, Eylül’de tarlamızın patlıcanını domatesini yedik.

#


2011, Ekim 24 bodrumun temeli atıldı ve iş başladı. Bir ay sonra da su basmanı seviyesinde temelimiz atıldı.

#


Evimiz gözlerimizin önünde her geçen gün yükseliyor ve büyüyordu, kıvançlıydık.

#


Ve 2012, Mart’ı, sanki bitmişti evimiz oysa nerede!.. Meğer asıl iş kaba inşaat sonrasıymış.

#


Salonumun sadece bir duvarını Alaçatı taşıyla döşemeye karar vermiştim. Cuma Usta iş başında. Taşları tek tek seçiyorduk. Bir tablo yarattık.

#


Alışmışız bir kere büyük kentlerde yaşayanlar olarak homojen bir ısıya. Isı pompası (yerden ısıtma) yapmaya karar verdik, uzun bir süreçti, yerden incecik plastik borular döşendi önce, içinden su geçen...

#


Ve Mayıs, 2012, çatımız bitti, bayrağımız dikildi. Böylece sizleri misafir edip mutlu kılacağım yaşam alanım tamamlandı.

#


Sıra şöminelerimize geldi. Görsel olarak da bedensel olarak da içinizi ısıtacağını düşündüğüm için en verimli ısıyı sağlayacak; ısı odası olan, asansörlü bir şömine seçtik.

#


Hayalimdeki bahçe kapım...! Sezona yetiştirmek üzere canla başla, özveriyle çalışan işçilerim Toscana tipi bahçe kapımı ördüler sonunda.

#


Evet şimdi buyrun; ön yazımda da belirttiğim gibi evim kollarını açmış, sizin beni ziyaretinizi bekliyor. Ben de sizleri mutlu kılmak için özlemle gelişinizi...